Faculty of Communication

Cumhuriyet’in 100. Yılında Öğrencilerimizden Mesajlar

​ Cumhuriyet’in 100. Yılında Öğrencilerimizden Mesajlar

Türkiye Cumhuriyetimiz’in 100. yılı ve bu anlamlı ve özel günde toplumsal barış ve uzlaşmanın sürdürüldüğü bir ortamda, Türk gençliği olarak bırakılmış bu ender mirasın gerçek yüzünü en derin sevinçle yaşıyoruz. Üç tarafı denizlerle çevrili, şanlı Türk Bayrağımızın 100. yıla girmiş olmasının heyecanıyla dalgalanması, bizlere bu emaneti bırakan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mavi gözleriyle kurduğu hayallerin tam 100.yılı.

Türk milletine bırakılan en büyük emanet Cumhuriyettir. Fakat göz ardı edilmeyecek sayısız emanet, pek çok ülkeden önce kadınlarımıza verilen seçme seçilme hakkı, eğitim görülmesi için verilen Türk Eğitim bursu eğitim imkanları ve eğitimin gelişmesi için yapılan çalışmalar, bilim ve teknolojinin en doğru kullanımı için yapılan sayısız yenilik 100. yılımıza değin bizleri ileri taşımıştır. Çok eski Türk devletlerimize inildiğinde bile görülen sosyal düzen, yardımlaşma, dini inançların hoşgörülü yaşanması, askeri olarak yapılan birçok yenilik tarihimizin her alanında görülmüştür. Hun İmparatoru Metehan’ın ilk modern devlet ve ordu anlayışını getirmesi, ilerleyen tarihlerimizde Fatih Sultan Mehmet’in gördüğü ‘bir gencin en ihtişamlı rüyası’ ile başlayıp inancı ne olursa olsun herkesi kucaklayan liderliği ve sayısız önderimiz ile yüzlerce ilk. İnancıyla, bilgisiyle, liderleriyle Türk Milleti her zaman örnek olmayı, cephanelerin götürülmesi için donan Şerife Bacı gibi başarmış, Çanakkale Savaşı’nda Seyit Onbaşı’nın fizik üstü gücüyle gerçekleşen bir top mermisini taşırken pes etmemeyi öğreten davranışıyla devam ettirmiştir. Bunları yaparken sanattan vazgeçmemiş, Mustafa Kemal Atatürk’ün cephedeyken ve “ben size ölmeyi emrediyorum” dediği savaşta, siperlerde gördüğü Kuran’dan ayetlerin yazımını çok beğenip bunu yapan askere “evine dön” demiştir. Fakat bu asker, komutanına “ben nasıl böylesi önemli bir savaşta, ölmeyi emrettiğiniz bir savaşta nasıl geri dönerim” der. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’te şöyle karşılık verir. “Evladım bu millet bu vatanı korumak için kurşun sıkacak elleri her zaman bağrından çıkarabilir fakat bu sanatı yapan eller her zaman çıkmayabilir” ve dünya çapında bir sanatçı olan Macit Ayral’ı bizlere kazandırır.

Sanat, bilim, yardımlaşma, tarım ve en çetin savaşlarda temeli atılan sağlık sektörümüzle birlikte gelişen eğitim ve bizlere bırakılan bu mirasın sonsuza kadar bekçisiyiz.

Son olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne gönül vermiş gençler olarak 100. yılımızda, duygusuyla yaşayan her bir ferdin tüylerinin diken diken olduğunun farkındayım. İşte Türk Milleti bu. Yıllardır pes etmemiş, dünya tarımına, sanatına ve bilimine her zaman katkıda bulunarak toplumunun refah seviyesini en üst düzeyde tutmaya çalışmıştır.

Ve Türk gençliği milli marşımızda olduğu gibi “Bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyip tanımıştır.”

Berk Yılmaz

Görsel İletişim Tasarımı

Siyasal İletişim dersi, 3. Sınıf öğrencisi